



Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman Kubilay Gül, 24 TV’de yayımlanan “An ve Zaman” programında Türkçülük ve Turancılık düşüncesinin tarihî gelişimini değerlendirdi. Gül, İngiliz istihbaratının 1917 yılında hazırladığı gizli rapordan Millî Mücadele döneminde Buhara’nın Anadolu’ya desteğine kadar Türk dünyası tarihine ilişkin dikkat çekici bilgiler paylaştı.
Özgenur Reyhan Güler’in sunumuyla ekranlara gelen programda Prof. Dr. Osman Kubilay Gül, Osmanlı Devleti’nin son döneminde şekillenen Türkçülük düşüncesini dönemin siyasi gelişmeleri ve arşiv belgeleri üzerinden anlattı.
Programın dikkat çeken başlıklarından biri, İngiliz istihbaratı tarafından 1917 yılında hazırlanan 31 sayfalık gizli rapor oldu. Prof. Dr. Gül, İngiltere’nin özellikle Hindistan’daki hâkimiyetini koruma kaygısıyla Turancılık ve Pan-İslamizm düşüncelerini yakından takip ettiğini, Türk ve Müslüman topluluklar arasında kurulabilecek bir birliğin İngiliz politikaları açısından tehdit olarak değerlendirildiğini belirtti.
Avrupa ve Balkanlar’da gelişen milliyetçilik hareketlerinin Osmanlı Devleti üzerindeki etkilerini de değerlendiren Gül, Osmanlı aydınları arasında ortaya çıkan Türkçülük düşüncesinin devleti içinde bulunduğu durumdan çıkarma arayışları içerisinde şekillendiğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Gül, Enver Paşa ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izlediği politikalar arasındaki farklılıklara da değindi. Enver Paşa’nın Turan düşüncesi doğrultusunda şekillenen Kafkasya politikalarına karşılık Atatürk’ün Misak-ı Millî sınırlarını esas alan ve mevcut şartlar içerisinde savunulabilir bir vatan anlayışını önceleyen bir politika izlediğini ifade etti.
Millî Mücadele yıllarında Türk dünyasından Anadolu’ya verilen destek de programın öne çıkan konuları arasında yer aldı. Buhara’dan gelen heyetin Anadolu ordusunu “Küçük Turan Ordusu” olarak nitelendirdiğini aktaran Gül, Buhara’nın Millî Mücadele’ye sağladığı maddi desteğin Türk dünyası ile Anadolu arasındaki dayanışmanın önemli örneklerinden biri olduğunu belirtti.
İsmail Gaspıralı’nın Türk dünyasının düşünce hayatındaki yerine de değinen Prof. Dr. Gül, “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışıyla yayımlanan Tercüman gazetesinin farklı coğrafyalarda yaşayan Türk toplulukları arasında ortak bir iletişim ve düşünce zemininin oluşmasına önemli katkı sağladığını ifade etti.
Programda son olarak Türk dünyasında birlik düşüncesinin günümüzdeki karşılığı üzerinde duruldu. Tarihsel süreç içerisinde gelişen bu düşüncenin günümüzde Türk Devletleri Teşkilatı ile kurumsal bir boyut kazandığına dikkat çekildi.