Rektörümüz Prof. Dr. Alim Yıldız’ın Demokrasi ve Millî Birlik Günü Mesajı

15 Temmuz 2016’da ülkemizin şafağını karartmak, nesillerin geleceğini kökü dışarıda olanlara teslim etmek isteyen hainler darbe yapmaya teşebbüs etmişlerdir. Fakat milletimiz çelik gibi imanı ve bağımsızlık aşkıyla darbe teşebbüsüne mâni olmuş, geleceğini kimsenin tahakküm altına alamayacağını bir kez daha ispat etmiştir.

 

Esareti kabul etmeyen aziz milletimiz, dün Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl düşmana karşı koyduysa 15 Temmuz’da da hainlere ve onların işbirlikçilerine karşı koymuştur. Kadın, erkek, genç, ihtiyar topyekûn direnmiştir.

 

Cumhuriyetimizin temellerinin atılışının, bağımsızlığımız için verdiğimiz savaşın 100. yılında bu ruhu gelecek nesillere anlatmak, yarınlarımızı bu ruhla şekillendirmek bizlerin en asli vazifesidir.

 

Bizler, arkadaşına, “Korkma, Allah bizimledir!” diyen bir peygamberin ümmetiyiz. İstiklal Marşı “Korkma!” diye başlayan bir milletiz. Tarihimizden aldığımız güçle ülkemizi her türlü saldırıya karşı korumak en şerefli görevimizdir.

 

Bu uğurda; düşünen, sorgulayan, aklını kiraya vermeyen, bilimin yol göstericiliğinde sağlam adımlarla yürüyen gençler yetiştirmek üniversitelerin kuruluş amacıdır. Amacımıza aykırı düşmeden çalışmak, gayret etmek, ülkemizi ve milletimizi müreffeh ülkeler seviyesine çıkarmak en büyük hayalimizdir.

 

15 Temmuz gecesi Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde vatan müdafaası yapan milletimiz aynı gayreti ilim ve bilimde de gösterecek, geleceği geçmişten aldığı mirasla inşa ve ihya edecektir. Bu inşa ve ihya hareketinde vatanın evlatlarına büyük sorumluluklar düşmektedir.

 

Bayrağımız düşmesin diye kanının son damlasına kadar çarpışan şehitlerimize, sakat kalmak pahasına canını dişine takan gazilerimize; göğsünde büyüyen çınarın rüyasıyla yola koyulan Osman Gazi’ye, İstanbul’un fethi için gemileri karadan yürüten Fatih Sultan Mehmet Han’a, Mekke ve Medine’nin hizmetkârıyım diyen Yavuz’a, cihan padişahı Kanuni’ye, Seyit Onbaşı’ya ve daha nicesine borçluyuz. Bu kutsal borcu ödemek için gece gündüz demeden çalışmalı ve ülkemizin öncü ülkeler arasında yer alması için gayret göstermeliyiz.

 

Şairin ifadesiyle, “Binbir başlı kartalı taşımak” bu milletin kaderidir. Kaderimiz bize yol gösterecek; Türkiye mazlumun umudu, masumun duası olmaya devam edecektir. Ezan susmasın, bayrak inmesin diye toprağına çınar gibi düştüğümüz bu toprak son kaledir. Bunun bilinciyle aydınlık yarınlara doğru koşmalıyız.

 

Direne direne büyüyen bağımsızlık coşkumuzla hainlerin yüzüne “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir!” diye haykırdık o gece. Köprüleri, havalimanlarını, yolları, sokakları, şehirleri zalimlere geçit vermez kıldık. Gecenin şafağını yırttık. Bilmeli ve unutmamalıyız ki; Türkiye, “Bizim acemice vuruştuğumuz vadiye, ağlayarak oğul gönderen” anne-babaların, mazlumların, masumların ve şehitlerin bize emanetidir.

 

Bizimdir ufukta büyüyen yollar

Bizimdir diriliş bekleyen yıllar

Semaya uzansın dualı eller

Doğan güneş bizim, batan bizimdir

Sefalet onların, vatan bizimdir

 

Prof. Dr. Alim YILDIZ

 

Rektör


  • Haber Tarihi : 12.07.2019

AYLARA GÖRE HABERLER