Cumhuriyet ve Sanat

Üniversitemiz Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından sanat ve tiyatro üzerine söyleşi düzenlendi.

Tiyatro ve sinema oyuncusu Gülsen Tuncer’in katılımıyla Tıp Fakültesi Prof. Dr. Behsan Önol Konferans Salonu’nda gerçekleşen söyleşiye akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Saygı duruşunda ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından başlayan söyleşide Gülsen Tuncer, “Ben sanatın, bütün sanat dallarının bir zanaat ve usta-çırak ilişkisi olmasından yanayım. Hatta bu bilim dalları içinde mesela felsefeci olabilirsiniz, fizikçi olabilirsiniz, edebiyatın başka bir dalıyla uğraşırsınız ama sizin illaki ya birebir veya daha önce yaşamış, asla karşılaşmanız mümkün olmayan bir ustanız vardır. O sis çanı gibi size sürekli nereye gideceğinizi söyler.” dedi.

Tuncer, “Türk tiyatrosu denilince Türkçe konuşan budunların, boyların tiyatrosu anlaşılır. Anadolu Türklerinin kültürü 5 önemli etkenin bir araya gelmesiyle oluşur. Bunlar; yer, soy, imparatorluk, İslam ve batılılaşmadır. Türklerin eski yurdu Orta Asya’daki Şaman inanışı, tarikat, zikir törenleri, danslar, folklor, halk oyunları, köy seyirlik oyunlarının ana malzemeleridir. İlginçtir, oyun sözcüğü Yakutlar ’da Şamanın birçok adından biridir. Orta Şamana Orta Oyuncu denirdi. Osmanlının Asya, Avrupa ve Afrika’da kurduğu imparatorluktaki kültür etkileşimi de çok önemli bir aktördür. Yakın tarihe bakıldığında; Türk tiyatrosuna girelim dersek burada bizim için bir isim vardır: Metin And. Hepimizin ustasıdır ve çok önemli bir isimdir. And, tiyatromuzun geçtiği evreleri 4’e ayırır: Geleneksel yapımız, Tanzimat Dönemi, Meşrutiyet Dönemi ve Cumhuriyet Dönemi. Şimdi tiyatronun içinden baktığımız zaman biz toplum olarak hangi evrelerden geçtiğimizi de seçebiliyoruz.” diye ekledi.
 




  • Haber Tarihi : 13.05.2019

AYLARA GÖRE HABERLER